23 Şubat 2016 Salı

Yaşlanma ve Bilişsel Yetenekler

Yaşlanma doğal bir süreçtir ve hafızada bir takım değişikliklere yol açar. Birçok kişi yaşlanmayı bilişsel düşüşle ilişkilendirir. Fakat durum bundan daha spesifiktir. Bazı bilişsel özellikler yaşla beraber düşsede bazıları gelişir ve bazıları da olduğu gibi kalır. Şimdi biraz bunlara değinelim.

  • Zayıflayanlar: 
  1.  Hatırlama zorlaşır.
  2. Olaysal bellek oluşturmak zorlaşır.
  3. İşlem hızı yavaşlar. Yaşlı insanların tepkime süreleri daha yavaştır. Sizinle doğruluk olarak aynı şeyleri cevaplasalar bile bunları daha yavaş yaparlar.
  4. Bölünmüş dikkat geriler. Dikkatimizi bir görevden alıp diğerine vermek dahada zorlaşır. Dikkatimiz daha kolay dağılır.


  • Sabit Kalanlar:
  1. Örtük bellek ömür boyu aynı kalır. Başka bir deyişle bisiklet sürmeyi birkez öğrendikten sonra ömür boyu kullanabilirsiniz.
  2. Tanıma belleğide sabit kalır. Bu bellek birşeyi öğrendiğimizde onu listeden seçebilme yeteneğidir.


  • Gelişen Yetenekler:
  1. Anlamsal bellek 60 yaşına kadar gelişmeye devam eder ancak ondan sonra gerilemeye başlar. Yani sözel yetenekler yaşlılıkta devam ettirmeyi sürdürür.
  2. Kristalize zeka (Bilgi ve Tecrübe): Okuduğunu anlama ve mukayese testleriyle ölçülür. Yaşlı insanların bu testlerde gençlerden daha iyi sonuçlar çıkardığı görülmüştür.

NOT: Ancak unutulmaması gereken bir nokta vardır ki bu sonuçlar gelişimi normal olan ve herhangi bir hastalığı olmayan insanlar içindir.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu


            En son ne zaman sınava girdiniz?

Eminim ki öncesinde heyacanlanmış hatta sınav zamanı yaklaştıkça endişelenmeye başlamış olabilirsiniz. Bu son derece normal bir durum. Aynı zamanda bu düzeyde bir stres bizim enerjimizin sınava odaklanmasını ve daha başarılı olmamızı sağlayabilir. Sınav bittiğinde bu stres durumuda kendiliğinden kaybolur. Fakat nüfusun %3'ünde bu durum böyle değildir. Bu durumda stres kaygı olarak adlandırılır. Zamanla bu kaygılar artar ve göğüs ağrıları ve kabuslarada dönüşebilir. Daha aşırı durumlarda evden çıkmak bile istemeyebilirsiniz. Bu kaygı durumu hayatınızı etkilemeye başladığında buna "Anksiyete Bozukluğu" adı verilir. Bu yazıda anksiyete bozukluğunun bir çeşidi olan "Yaygın Anksiyete Bozukluğundan(YAB)" bahsedeceğim.

YAB, günlük hayatta karşılaşılan herşeyle ilgili kaygı duyma durumudur.

Normal kaygıdan farklı olarak;

1) Israrcı: Kolay geçecekmiş gibi görünmemesi
2) Aşırı: Alışılandan fazla
3) Mantık dışı

YAB olan insanlar kaygılarının mantık dışı olduğunu bilirler fakat bunu nasıl durduracaklarını bilemezler. "Durduramıyorum kontrolümün dışında".
Bir çok hastalık gibi YAB'ninde seviyeleri var.
Hafif seviyeli: Sosyal fonksiyonları gerçekleştirebilirler.
İleri seviyeli: Basit günlük aktivitelerde bile zorlanırlar.

  YAB'nin Sebebi?
*Tam olarak bilinmiyor.
Genler: Aile bireylerinde görülmesi
Ortam: Çevrede çok önemli özellikle çok stres altında olmak tetikleyici olabiliyor.

  İşaret ve Belirtiler
  • En ufak şeyler için endişelenme ve devamlı gerginlik durumu
  • Huzursuzluk 
  • Tedirginlik
  • Beynin durması hissi
  • Asabiyet
  • Konsantrasyon bozukluğu
  • Psikolojik belirtiler şiddetlendiğinde uyku bozukluğu gibi fiziksel belirtilerede yol açabilir.
  • Kronik stres sindirim sorunlarınada yol açabilir.
  • Kas ağrıları
NOT: Genç yaşta başlar zamanla kötüleşir. Arada kötüleştiği evreler olabilir.

   Teşhis (DSM-5)
  1. Aşırı endişe ve kaygı halinin 6 aydan uzun bir süre devam etmesi.
  2. Yukarıda bahsettiğimiz belirtilerden en az 3'üyle birlikte(çocuklarda 1) kaygı halinin görülmesi
    Tedavi

*Psikoterapi: Bilişsel Davranış Terapisi
*İlaç Kullanımı: 1) Kaygı önleyici: beyni yavaşlatır.
                             2) Antidepresanlar